Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |
Aralık 2007 tarihli yazilar Aralık 2007 tarihli diger ogeler resimler , videolar
 
Arl
06
    
KaRa_MaVi | 06 Aralık 2007 21:13 
İnsanlar gördüm kendilerine yabancı kendilerine garip kendilerine uzak. Hiç
bitmeyecek bir yolun yolcusu gibiydiler. Ne dinlenebilecekleri bir mola yeri ve
nede zaten varabilecekleri bir yer vardı. Ruhlarındaki kabullenmişlik çirkin
yüzlerine yansımıştı. Birbirlerinin kopyası bu insanlar arasında bir yabancıydım
ben. Beni aralarına hiç almadılar, zaten hiç girmek istemediğimi bilmediler ki.
Tek kelime konuşmadım onlarla. Yine de onlarla aynı adımları atıyordum
bilinçsizce. O hiç bitmeyecek sandığım yola çıkmıştım onlarla birlikte bir kere.

Koyu gri bir havanın hakim olduğu o yolda ne bir tek yıldız gördüm nede bir tek
yağmur damlası düştü yola. Ne sıcak vardı ne soğuk. Kara, kirli bir toprağın
üzerinde atıyorduk adımlarımızı. O uzanıp giden yolda ne bir yeşil, ne de mavi
yoktu. Görünen sadece uzayıp giden sonsuz bir grilikti. Yol uzayıp gittikçe,
binlerce kişi katılıyordu bize. Amaçsız kalabalığa katıldıkça katılıyordu
insanlar.

Ses yoktu, gülüş yoktu, heyecan yoktu, sadece nefes almaya odaklanmış bir insan
güruhu vardı. Bense içimde çoğalttığım sesimi, bir mutlu yüze sakladığım
gülüşümü, bir sıcak yüreğe sakladığım sevgimi dışarı vurabilmek için
çırpınıyordum. Ama hiç bir yüz, hiç bir ses bu cesareti vermiyordu bana. Bu
bıktırıcı, bu tekdüze, bu amaçsız adımların atıldığı yolda bir başka seçenek
olmalıydı. Hissediyordum, ben bu yola bu insan kalabalığına ait değildim. Aynı
şeyleri hisseden benden başkaları da olmalıydı.

Sonra hiç varılmayacakmış kadar uzakta bir kuşun havalandığını gördüm. Bir umut
yakalamıştım sonunda. Adımlarımı hızlandırdım. Sıyrıldım kalabalıktan. Koşmaya
başladım. Kuşa yaklaştıkça gri hava dağılıyor, güneşin ısısını hissediyor,
gökyüzünün maviliği çiçeklerin her rengini görüyordum. Ve en sonunda seni
gördüm. Ordaydın. Küçücük ama yemyeşil bir çayırın ortasında, gelincikler içinde
öylece oturuyordun. Senin az ötende hava kurşun gibi griyken. Senin başındaki
gök masmaviydi. Ve sen gözlerini o maviliğe dikmiş uzaktan gelecek birini bekler
gibiydin. Ben gördüklerim hissettiklerimin karşısında donmuş ve öylece
kalakalmıştım. Yüzüme bakıp sadece "HOŞGELDİN" dedin. Ve o ses yeniden hayata
döndürdü beni. İçimdeki bastırılmış gülümseme yansıdı yüzüme önce. Yüreğimin
atışı hızlandı, tenim ısındı sonra. Az önce terk ettiğim o kalabalık yanımızdan
geçip giderken biz senle el ele gülümsüyorduk onların şaşkınlığına.

Artık senle bir sevdanın iki ortağıydık. Şimdi içimde çoğalttığım sesimle
haykırıyordum herkes duysun diye...

"Hiç kimse sevdama senin kadar yakışmadı ve sevdam hiç kimseyi senin kadar
yaşatmadı yüreğimde..."